Ey Zahit Şaraba Eyle İhtiram
Ey zahit şaraba eyle ihtiram
İnsan ol cihanda bu dünya fani
Ehline helâldır , naehle haram
Biz içeriz bize yoktur vebali.
Sevap almak için içeriz şarap
İçmezsek oluruz düçar-ı azap
Senin aklın ermez bu başka hesap
Meyhanede bulduk biz bu kemali.
Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakkı göstermeye delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali.
Sen münkirsin sana haramdır bade
Bekle ki içesin öbür dünyada
Bahs açma Harab-i bundan ziyade
Çünkü bilmez haram ile helali.
Harabi
Az Söz
Ne kadar da dolu olsa yüreğin,
Az kelimelerle ifade edebilmeli
Yüreğini dilin.
Zira Çok söz çok anlam değil,
Çok anlam hakdan değil,
Bir’in anlamı bir’an belki
Belki de bir’anda gelir herşeyin anlamı
Nirvana ağaç altında varmış O’na
Ali Önce ilim şehrine kapı olmuş,
Peygamber hizmet etmiş yıllar boyu,
Sonra bitince dünya işleri
Başlamış Aşk-ı muhabbet
Başlamış nur-u müebbet
Gönlü açık olanlar görmüşler de konuşmamışlar.
Zira bir söz bile bozar manzarayı,
Kulağı açık olanlar duymuşlar ama ezberlememişler
Zira Dil konuştu mu bakmaz yürek temiz mi diye.
Sonra Dil kebab olur yürek ızgara
Kurtul yüklerinden…
Kurtul sözlerinden…
Kelimelerden.
xdem
Koşulsuz Sevgi
Koşulsuz sevgi istedi senden.
Koşulsuz teslimiyet.
Sen kaçmayı tercih ettin.
Önce ondan sonra kendinden.
Kendin bir gölge gibi geldi peşinden.
Bir kambur gibi ağırlaştı.
Sen “O” idin o ise H2
Akamıyordun mecrana…
Bırak öne geçsin dedi bir ses.
o öne geçti sen arkada onu izledin.
Gölge oldun o ise beden.
Seni gökkuşaklarına taşıdı.
Kayıp adalarda dinlendirdi.
En şevkatli ateşlerle ısıttı içini.
En yumuşak kollarla sardı yüreğini.
Sen yağmur oldun ağladın yalnızlığına.
O okyanus oldu taştı şaşkınlığına.
Sen kıvılcım oldun düştün bir ortama.
O yangının oldu kontrolü kaybettirdi sana.
Kontrolsüzlük ne de güzeldi.
Zarar göremeyecek kadar naifdin.
Mutsuz olacak kadar zarif.
O seni özüne çevirdi.
Killi bir toprağa..
Göz yaşın sende birikti.
Gülümsemen kolay şekillendi.
Hatıraların silinemedi.
Geleceği şekilleyecek kil kalmadı.
Bir saat çizdin kilden yüzüne.
Akrep kıpırdadı,arkasından yelkovan.
Bir sam yeli esti.
Saat kurudu.
Bir testici kesti seni topraktan.
Yumuşak elleriyle su verdi.
Tavaf ettirdi tezgahının etrafında.
Elleriyle dokundukça.
İçinin rahatladığını hissettin.
Bir de kulp taktı iki yanına..
Sahip olunabilsin diye sana.
Seni güneşe bıraktı.
Güneş dışını yaktı…
İçin serindi.
Senden Hayyam şarap içti.
Aşık oldu yarine mevla diyerek.
Seni leo tsu gördü.
dedi ki;
“Bir testi yaptım çamurdan,
içindeki boşluktur onu anlamlı kılan.”
xdem
