Batıni Görüş

Kendini bilen,Rabbini Bilir (Hadis)

Bugün Allah için Ne yaptın ? – 2

  • Dünyada barışçıl yaşam için ahlaki hareket etmek bir erdem de olsa,nefis mücadelesi denen olgu bu değildir.Kişinin benliğini muhafaza için yaptığı eylemlikler olsa olsa onu rabbinden bir kaç adım daha uzaklaştırır.
  • Bugün Allah için bir şey yaptığımı söylemek çok iddialı bir söylemdir.
  • Böyle bir iddiam yok.
  • Ne zaman Allah için sadaka veriyorum ne zaman kendi vicdanım için veriyorum ?Bu ayırımın da çoğu zaman ayırdına varamıyorum.
  • Ne zaman Allah’a Kulluk için namaz kılıyorum ne zaman O’ndan ve Cehenneminden ve O’nun Gazabından korktuğum için namaz kılıyorum ve dini ibadetlerimi şekillendiriyorum?
  • Bu soruya da cevap veremiyorum?

Cevap vermem zorunlu olsaydı şunu derdim;

-Rabbim senden korkmuyorum.

-Rabbim seni varettiğin hiç bir şeyle kıyaslamıyorum.

-Rabbim seni varettiklerine duyduğum sevgiyle değil,yokluğumu hesaba katarak seviyorum.

-Rabbim senin varlığınla varlığım anlam ifade ediyor,senin rızanla varlığım hareket ediyor.Senin rızan olmaksızın ben bir HİÇ’im.

-Hatta hiç denecek imkana bile sahip değilim.

İşte rabbim sana olan hissiyatım.Umarım sevgimi doğru kanalize ettim Sana yönelirken.Umarım eksik ve kaba kelimelerim artık rahatsız etmez beni sevginin şarhoşluğunda.

-Rabbim seni seviyorum.

-Ancak sevgimle dahi karşına çıkacak kudretim yoktur.

-Rabbim senin varlığında yoket beni.

-Ancak varlığına karışacak kadar temiz değilim.

-Rabbim rıza senindir,takdir senindir.Kadir’sin,Kerim’sin.

-Alim sensin,sen bilirsin!

Xdem

Kasım 25, 2006 Yazan: xdem | Bugün Allah için Ne Yaptın?, Denemeler | | Henüz Yorum Yok

Lao tzu’dan bir alıntı

Tanımlanabilen Tao, mutlak Tao olamaz;

kelimelendirilen isim, mutlak bir isim olamaz.

İsimsiz olan, gökyüzü ve yeryüzünün başlangıcı,

ismi olan ise, binbir türün anası.

Hiç arzu taşımadan, çözülür sırlar,

sürekli arzularla ise, ancak tezahürler…

İkisi de aynı kaynaktan,

salt isimleri farklı.

Gerçek bu, karanlık gelir kişiye,

karanlık içinde karanlık,

tüm sırlara açılan kapı…

(Tao Te Ching’den alıntıdır.)

Kasım 22, 2006 Yazan: xdem | Alıntı | | Henüz Yorum Yok

NEFİS TERBİYESİ

.

Nefis terbiyesi,insanın kendini ve evreni tanıma,algılama ve içsel ve dışsal değerleri dengeleme açısından temel alınacak bir çalışmadır.

Sadece islama özgü bir yaklaşım değildir.

İnançlı hristiyanların ve yahudilerin de böyle nefis terbiye çalışmaları mevcuttur.

Hristiyanlar için 7 günahtan kaçınma iradesi bir nefis terbiyesidir.

Yahudiler için 10 emire uygun yaşamaya çalışmak da bir nefis mücadelesidir.

Uzak doğu inançlarında yeme düzeni ve tüm felsefeleri de ego ve nefis üzerine kurulmuştur.

         Bazı ekoller nefsi kontrol altında tutmayı düzenlerken.Bazı ekollerse nefsi ve egoyu yüksek tutacak bir felsefe ve yaşam tarzı benimsemişlerdir.Taocu felsefe ve yaşam tarzında ise nefs ya da ego dediğimiz varlık üzerine dikkatin yönlendirilmesine gerek olmayan bir olgu olarak değerlendirilmiştir.

 

Kasım 10, 2006 Yazan: xdem | Denemeler | | Henüz Yorum Yok

Bugün Allah İcin ne yaptın?

İstanbulda kaldığım dönemlerde ki buna çocukluğum da dahil,Bir çok dolmuşta bununla ilgili flamalar olurdu “Bugün Allah için ne yaptın” Ben kendi kendime hep şöyle geçirirdim içimden

Bugün Allah için kötülük işlemedim.

Bugün Allah için İçimden kötülük geçirmedim

Daha sonra düşündüğümde bunları Allah için değil aslında barışçıl bir yaşam yaşamak için yani kendim için yaptığımı farkettim.Allah’ın Kutsal metinlerde bizden istediğ şey nedir?

Yani Allah kendisi için ne yapmamızı istiyor?

Kulluk ise eğer cevap Kulluk nedir?

Kur’an da emredilen şeyler içerisinde İslamın ve imanın şartları olarak geçen değerlerin dahi bazen insanı kurtaramadığı noktada Allah için ne yapabiliriz?

Hz.Peygamber NEfsini bilen Rabbini Bilir! Derken neyi Kastetmişti?

Ve artık Bugün Allah için ne yaptın yerine bugün nefis terbiyesi için ne yaptın demek mi daha doğru ve açık olur ?

Sorular ve sorular….

Cevapları devam eden yazılarda ararız… Ama yorumlarınız ve ya ekleyeceğiniz sorular varsa ona da tamam.

Sevgiler

xdem

Kasım 10, 2006 Yazan: xdem | Bugün Allah için Ne Yaptın?, Denemeler | | 1 Yorum

Cocuk Pornosuna Hayır!

Biliyorsunuz internette cocuk pornosu üzerinden kar saglayan ve kucucuk yavrulari istismar eden kisiler ve siteler var..Bu sitelerin kapatilabilmesi için toplumsal tepkiyi belirtmek üzere,”31 ARALIK 2006″ tarihine kadar 1 MILYON SANAL MUM yakilmasi hedefleniyor…

http://www.lightamillioncandles.com

Kasım 9, 2006 Yazan: xdem | Duyurular | | Henüz Yorum Yok

Az Söz

Ne kadar da dolu olsa yüreğin,

Az kelimelerle ifade edebilmeli

Yüreğini dilin.

Zira Çok söz çok anlam değil,

Çok anlam hakdan değil,

Bir’in anlamı bir’an belki

Belki de bir’anda gelir herşeyin anlamı

Nirvana ağaç altında varmış O’na

Ali Önce ilim şehrine kapı olmuş,

Peygamber hizmet etmiş yıllar boyu,

Sonra bitince dünya işleri

Başlamış Aşk-ı muhabbet

Başlamış nur-u müebbet

Gönlü açık olanlar görmüşler de konuşmamışlar.

Zira bir söz bile bozar manzarayı,

Kulağı açık olanlar duymuşlar ama ezberlememişler 

Zira Dil konuştu mu bakmaz yürek temiz mi diye.

Sonra Dil kebab olur yürek ızgara

Kurtul yüklerinden…

Kurtul sözlerinden…

Kelimelerden. 

xdem

Kasım 8, 2006 Yazan: xdem | Şiirler | | Henüz Yorum Yok

Sonsuz Çayırlar

Dün bir düş gördüm.

Renklerini hiç bir ressamın tutturamayacağı çiçekler vardı sonsuz çayırlarda.

Herkesin bir ağacı varmış tepelerde.

Yürürken ılık rüzgarda salınan yaprak gibi,kendimi ağacımın dibinde buldum.

Bir çok dalı kırılmıştı.

O mükemmel çayır-çiçek manzarasına uymayan bir ağaç.

Dallarının biri yere değiyordu.

Dalı kaldırmak istediğimde dalın çimenleri ve yeri avuçladığını gördüm.

Sordum ağacıma;

- Köklerinle toprağı kucaklaman yetmiyor mu?

-Neden böyle yapmışsın ?

Ağacım cevap verdi,sesi bir yaprak orkestrasının çaldığı senfoniyi çağrıştırıyordu.

-Köklerimin yaşadığını bilmiyordu dallarım onlara kök olmayı öğretiyorum.

-peki ya sen? dedi ağaç.Bedenine öğretebildin mi ruh olmayı.

-Ya da Ruhuna öğretebildin mi bedensiz olmayı.

-”Sanırım şuan o tecrübeyi yaşıyorum” dedim ağaca,

-Yani ruhum burada yanında seninle konuşuyor,

-bedenimse toprağı avuçlayan dalın gibi kök olmayı algılamaya çalışıyor.

İşte o an ağaç -”Uyan” dedi bana topraktaki dalını çekti tekrar göğe kaldırdı.

Topraktayken filizlenip gülle dönmüştü dalı,

ben arkamı döndüğümde bir bülbül konmuştu üzerine.

Kendince şu şarkıyı söylüyordu bülbül;

Git ey yar-i mukaddes 

Bitmeye sevdanın ateşi                                                                                                                                                 

Vahdet seni çağırıyor                                                                                                                                                     

Bil ki “Bir” hakkın her işi

                                                                                                   XDEM

Kasım 7, 2006 Yazan: xdem | Hikayelerim | | Henüz Yorum Yok

Uykusuz Geceden

Uykusuz geceden kalan, izmaritle dolu bir küllük, kenarlarına belirsiz şekillerin çizildiği sayfalar,açık sayfalar arası dökülmüş saç telleri.Birazdan güneş doğacak.Aslında daha kırkbir dakika var.Dışarda bir kuş uykusunda düşüyor.Ya benim kaçıncı düşüşüm bu.Yüksek kulesinden denizfeneri edasıyla savaşı izleyen yaradandan bir şans daha mı isteyeceğim bir nefes daha…?Etrafımı güller sarmış,ağaçlar,sam yeli,gel-git..Hepsini birleştirsen çıkacak öylece bir hayy…kendi kendine… beni bekleyen bir durak hayat.Bense gün batımında arkamdan gelmek istemeyip,uzayıp duran bir gölge…

                                                                                                                           xdem

Kasım 7, 2006 Yazan: xdem | Hikayelerim | | Henüz Yorum Yok

Koşulsuz Sevgi

Koşulsuz sevgi istedi senden.

Koşulsuz teslimiyet.

Sen kaçmayı tercih ettin.

Önce ondan sonra kendinden.

Kendin bir gölge gibi geldi peşinden.

Bir kambur gibi ağırlaştı.

Sen “O” idin o ise H2

Akamıyordun mecrana…

Bırak öne geçsin dedi bir ses.

o öne geçti sen arkada onu izledin.

Gölge oldun o ise beden.

Seni gökkuşaklarına taşıdı.

Kayıp adalarda dinlendirdi.

En şevkatli ateşlerle ısıttı içini.

En yumuşak kollarla sardı yüreğini.

Sen yağmur oldun ağladın yalnızlığına.

O okyanus oldu taştı şaşkınlığına.

Sen kıvılcım oldun düştün bir ortama.

O yangının oldu kontrolü kaybettirdi sana.

Kontrolsüzlük ne de güzeldi.

Zarar göremeyecek kadar naifdin.

Mutsuz olacak kadar zarif.

O seni özüne çevirdi.

Killi bir toprağa..

Göz yaşın sende birikti.

Gülümsemen kolay şekillendi.

Hatıraların silinemedi.

Geleceği şekilleyecek kil kalmadı.

Bir saat çizdin kilden yüzüne.

Akrep kıpırdadı,arkasından yelkovan.

Bir sam yeli esti.

Saat kurudu.

Bir testici kesti seni topraktan.

Yumuşak elleriyle su verdi.

Tavaf ettirdi tezgahının etrafında.

Elleriyle dokundukça.

İçinin rahatladığını hissettin.

Bir de kulp taktı iki yanına..

Sahip olunabilsin diye sana.

Seni güneşe bıraktı.

Güneş dışını yaktı…

İçin serindi.

Senden Hayyam şarap içti.

Aşık oldu yarine mevla diyerek.

Seni leo tsu gördü.

dedi ki;

“Bir testi yaptım çamurdan,

içindeki boşluktur onu anlamlı kılan.”

                                                              xdem

Kasım 7, 2006 Yazan: xdem | Şiirler | | Henüz Yorum Yok